Fotoğraflarla Bursa

Fotoğraflarla Bursa, Bursa Fotoğrafları

Fotoğraflarla Misi Köyü ve Misi evleri

Çok uzun zamandır gitmediğim Misi Köyü ( Yeni adıyla Gümüştepe Mahallesi), Bursa’nın merkez Nilüfer ilçesine bağlı eski bir Rum köyü. Hristiyanlık öğretilerinin yayıldığı bir mevkii olması nedeniyle Hristiyanlar açısından da önemli bir yer. En son gittiğimde 34 plakalı araçlar çoktu. Biliyorsunuz, Anadolu’da gördüğünüz çoğu 34 plaka araç kiralık ve kimlerin kullandığı meçhul. Ben bunu özelikle Ayvalık’ta gözlemledim, kiliselerin bol olduğu bir yerde garipsenmiyor haliyle.

Misi Köyü’ne Bursa – Orhaneli yoluna döndükten yaklaşık 3-4 km sonra gidebilirsiniz. Yolun sağına küçük bir tabela koymuşlar. Görmezseniz kaçıyor. Sonrasında bir 500 metre sonra yine köye giriş var. Eski köy girişi ve ben bunu tercih ettim yine. Yine köye varmadan yolun solunda Gokart mekanı da var, zamanım olmadığından takılamadım.

Misi Köyü’ne sanırım 4 sene olmuştur gitmeyeli. Değişmeyen ve değişen pek çok şey olmuş. Sit alanı olması nedeniyle muhtemelen Gölyazı ile aynı kaderi paylaşmaya devam ediyor. Haftasonu kaçamağı yapan insanlar, yosunlu ve boklu derenin kenarına kurulmuş çay bahçelerinde kahvaltı yapıp köftelerini yiyorlar! Ben bu nedenle Gölyazı’da da gıda tüketmiyorum; gözleme ve yemek anlamında.

Sit alanı olması boklu dere ve gölün temizlenmemesi için bir nedense bu da benim kararım!

Misi Evleri Projesi kapmasında çoğu eski Osmanlı mimarisine sahip ahşap ev restore edilmiş ama bu restorasyonlar köyün geneline yayılamamış. Gölyazı’da da olduğu gibi tatilcilerin tercih ettiği yerleşimin makyajlı yüzünde görülen bu restorasyon dalgası, yerini arka sokaklarda harabeye, fukaralığa ve terk edilmişliğe bırakıyor. Keza Buursa’nın ana Atatürk Caddesi’nin hemen bir arka sokağındaki manzara ile aynı. İnsanlara pazarlanan sadece makyajlı yüz olunca insanın gidesi gelmiyor.

Güzel şeyler yok mu? Elbette vardır. Şehrin zenginlerine hitap eden bir kafeterya açılmış. Oraya kadar gidip köyün gezilmemesi zaten köye ekonomik açıdan bir katkı sağlamıyor. Ben gezgin bir fotoğrafçı olarak köyü en arka sokağına kadar gezdim.

Bu kadar eleştiriyi yazmamın nedeni, Bursa’daki kültür ve tarih turizmi anlayışında değişiklikler yapabilmek. Restore et, tabelayı dik, sit alanı ilan et ve bırak. Böyle bir anlayış olamaz. Bu iş sevgiyle, parayla olmaz. Vizyon gerekli.

Aşağıdaki fotoğrafları ağırlıkla Canon 60D destekli Canon 135 mm ve geniş açılar için de Samyang 8 mm ile çektim. 22 Nisan’da yaptığım kısa bir gezintiden meyveler. Köyü bir de akşam saatlerinde ziyaret etmeyi umuyorum. Işıklandırması yapılmış mı, merak ettim.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir



%d blogcu bunu beğendi: