Mollafenari ve havadan Bursa manzaraları

Mollafenari, İvazpaşa ve Kuştepe gibi Bursa’nın eski yerlilerinin oturduğu ve çoğunlukla gecekondularının bulunduğu tepe mahallelerinden bir tanesi. Bursa’nın şatafatlı yaşamlarından aklınıza gelip de başınızı kaldırırsanız göreceğiniz mahalleleri. Her türlü hizmet gitmiş gibi görünse de yanıltmasın sizi. Anlatılmaz, yaşanır. Size yutturulan Bursa’dan uyanın.

Molla Fenari, (d. y. 1350, Maveraünnehir – ö. 1430, Bursa), din alimi, bilim adamı, müderris, birinci Osmanlı Devleti müftüsü/şeyhülislamı.

Molla Fenari yaklaşık 1350 yıllarında Maveraünnehir’de doğmuş ve Anadolu’ya göçetmiştir.Asıl adı Şemseddin Mehmed’dir. Babası Muhammed Hamza b. Ahmed tasavvuf ile uğraşmakta idi. Fenari lakabını ya Bursa Yenişehri civarında bulunan Fener kasabasından almıştır ya da babasının fenercilik yapması dolayısıyla almıştır. Molla Fenârî küçük yaşta babasından tasavvuf öğrenmiştir. Medrese eğitimi sırasında Mevlânâ Alâuddîn Esved, Cemâleddîn Aksarâyî, Hamîduddîn-i Kayserî’in derslerine devam etmiştir. Mısır’a gidip, Hanefî fıkıh âlimi Ekemâleddîn-i Bâbert’in derslerine katılmıştır.

Molla Fenari müderris olarak Bursa’da. Yıldırım, Çelebi Mehmed ve II. Murad dönemlerin yaşayıp çalışmıştır. Ankara Savaşı’ndan sonra Seyyid Mehmedi Buharî ve bir grup alim ile Timur tarafından esir olarak Kütahya’ya getirilmiştir.

Osmanlı belgelerinde II. Murad 1424 yılında onu “Müfti’l Enamlık” görevine atamasına kadar (kadılar ve fakihler hakkında belgeler bulunmakla beraber) Molla Fenari ile kurulan ve sonradan şeyhülislamliğa dönüşecek müftülük kurumu hakkında hiçbir kayda rastlanmamaktadır. [3] Zaten 16. yüzyılda Mehmet Ebussuud Efendi’nin şeyhülislamlığına kadar, müftüler düşük maaşlı ve bu nedenle protokolde düşük seviyelerde bir devlet mercii idi. Kazaskerler günde 500 akçe yevmiye alırlarken müftüler önce bunun beşte biri sonra üçte biri günlük yevmiye alırlardı.

Bu nedenle olacak Molla Fenari Bursa’da müderrislik, kadılık ve müftülük yaparken gelir sağlamak için ipekçilik de yapmıştır.

Molla Fenari, Bursa kadısı iken reisliği yaptığı mahkemede Yıldırım Bayezid’in şahitliğini kabul etmeyerek, adalet önünde hükümdarla herhangi bir vatandaşın eşit haklara sahip olduğu ilkesini getirmiştir. (*)

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

İlgili Yazılar

Bir Cevap Yazın